Maden suyu, cilt güzelliği için bulunmaz nimet
Kil maskesinin faydaları
Yağlı Ciltler için Öneriler
Sivilce
Siyah Noktalar
Cilt Bakımı
Cildinizi bir tabloyu saklar gibi muhafaza etmek kolay bir iş değil. Kırışıklıklar, güneşin zararlı ışınları, kuruluk, tahriş ve istenmeyen tüylere karşı sürekli savaşmalısınız. İyi haber hayat boyunca 1000 kere yeni cilt katmanı üretiyor olmanız. Böylece cildinizin pürüzsüz ve parlak olabilmesi için elinize birçok şans geçmiş oluyor.
Size yardımcı olmak için yapılan son araştırmaları inceledik, birçok dermatoloji uzmanı ile görüştük. Sonuç olarak ortaya 25 mükemmel ipucu çıktı:
1) BOŞVER GİTSİN
Eğer kullandığınız bakım ürünleri cildinize iyi gelmiyorsa boş yere para harcıyorsunuz demektir. "Bir ürünün aktif bileşenlerinin yararlarına kendini hapsederek o nemlendiricinin peşinden koşma" diyor Amerikan Kozmetik Dermatoloji ve Estetik Cerrahi Uzmanları Birliği Başkanı Ranella Hirsch. Yumuşak ve esnek bir cilt için, hiyaluronik asit veya gliserin içeren losyon kullanmalısınız.
2) KIRMIZIDAN YANA OL
Yakın zamanda İngilizler tarafından yapılan bir araştırmaya göre, günde beş çorba kaşığı domates püresi yiyen denekler, yemeyenlere oranla daha hafif güneş yanıklarına maruz kaldı. Araştırmacılara göre domateste bulunan doğal ve güçlü bir antioksidan olan likopen, kalkan görevi yaparak bizi güneşten koruyor (ipucu: Domatesleri pişirmek vücut tarafından besleyici maddelerin daha kolay emilmesini sağlar). Favori domatesli yemeğinizden yemeniz için güzel bir neden daha sunuyoruz ancak bu, SPF korumalı kreminizi bırakabileceğiniz anlamına gelmiyor.
3) SAKİNLEŞTİRİCİ HAP AL
Daha fazla endişelenmeniz anlamına gelmiyor ancak stres gerçekten cilt rengini bozabiliyor. İngiltere'deki Manchester Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, denekleri, birçoğumuz için yapılması çok zor olan bir stres testine tabi tutmuş: Seyirci önünde konuşma yapmak. Konuşma öncesinde ve sonrasında, katılımcıların kalçalarından deri örnekleri alınmış ve hücresel faaliyetler karşılaştırılmış. Gergin ciltteki bağışıklık sistemi düzenleyici hücrelerde, yüzde 16,4 oranında düşüş saptanmış. Diğer bir araştırmada ise stresin akneleri kötüleştirdiği kanıtlandı. Eğer çok baskı altında hissediyorsanız, cildinize daha çok özen göstermelisiniz.
4) KIZARTMALARI UNUT
Bir grup araştırmacı, 12 hafta boyunca akneli cilde sahip 23 kişiyi yüksek protein-düşük glisemik indeks diyetine tabi tuttu. Sonucu tahmin edin bakalım. Ciltlerindeki akne sorunu çok daha iyiye gitti. Deneklerin yüzde 22'sinde daha az lekelenme görüldü. Yüksek-karbonhidrat diyeti uygulayanlarda ise bu oran yüzde 14'te kaldı (Bonus: Düşük-karbonhidrat diyeti uygulayanların hepsi kilo verdi!). Araştırmacılar kilo kaybının mı yoksa diyetsel değişikliğin mi buna yardımcı olduğunu kesin söyleyemese de, görünen o ki beslenme, cilt yapısında çok önemli bir rol oynuyor. Yağsız proteinden bol bol tüketirken, yüksek glisemik indeksli besinleri azaltın (örneğin nişastalı kızartmalar ve şekerlemeler).
5) DUŞ EN YAKIN ARKADAŞIN OLSUN
"Terlediğimiz zaman vücut daha fazla sebum (yağlı gözenek-tıkayıcı salgı) üretir", diyor Dermatoloji Uzmanı Audrey Kunin. Öğle vakti yapılan bir antrenmandan sonra sakın duştan kaçmaya çalışmayın. Bakteriler ter ve yağdan beslenmeye bayılır. Eğer duş almazsanız onlara eşsiz bir ziyafet sunmuş olursunuz. Terlemeye neden olan her etkinlikten sonra kendinizi soğuk su ve yağ temizleyici glikolik ya da salisilik asit içeren bir duş jeline teslim edin. Biz Fa'nın "White Tea and Bamboo" duş jelini öneriyoruz.
6) BOŞA PARA HARCAMA
Mükemmel Cildin Yeni Bilimi kitabının yazarı Fotobiyoloji Uzmanı Daniel B.Yarosh'a göre: "Süslü püslü bileşenlerden oluşan pahalı yüz temizleyicilerine servet harcamaya gerek yok. Onlar bir dakikadan daha az süre cildinde kalıyor ve bu kadar kısa süre içinde doğru düzgün çalışmaları mümkün değil." Bazı fiyatı yüksek temizleyiciler, cilt yüzeyinde tahrişe neden olabiliyor. İşe ucuz yüz temizleyicilerini deneyerek başlayın. Her ikisinin de kir, yağ ve ölü deri hücrelerini cildin doğal yağ dengesini bozmadan temizlediğini göreceksiniz.
7) DUDAKLARINI KORU
UV ışınlarına karşı koruyucu içeren dudak kreminden bahsediyoruz, koyu kırmızı ve yapış yapış dudak parlatıcısından değil. Dudaklar, göz çevresi ve göğsün üst bölümü gibi vücuttaki en ince deri tabakasına sahiptir. Dolayısıyla ekstra korumaya ihtiyaç duyar. Amerikan Dermatolojik Cerrahi Birliği'nin yaptığı bir araştırmada katılımcıların sadece yüzde 47'sinin UV koruyucu içeren dudak kremi kullandığını saptamış. Bu kötü haber çünkü Teksas Üniversitesi Güneybatı Tıp Merkezi Dermatoloji uzmanlarından Erin Welch'e göre dudaklardan kaynaklanan cilt kanseri tipi yayılma riski en yüksek olanı. Blistex gibi UV koruyucu içeren bir dudak kremi kullanarak dudaklarınızı korumalısınız.
8) ÇITIRDAT
Organik ürünler satan bir markete giderek alışveriş sepetini araştırmalarla cildi koruyup yeniden yapılandırdığı kanıtlanmış meyve ve sebzelerle doldurabilirsiniz. Her gün A ve C vitaminleri (her ikisi de antioksidan özelliği taşır) içeren yiyecekleri tüketmeye çalışın. Özellikle seçmenizi tavsiye ettiklerimiz: Lifli yeşillikler, turunçgiller (özellikle portakal), böğürtlen, çilek, dolmalık renkli biberler.
9) ŞİMDİDEN YAŞLANMA KARŞITI ÜRÜN KULLAN!
İlk kaz ayaklarının göz çevresinde oluşmasını beklemeden küçük bir tüp yaşlanma karşıtı bakım ürünü edinin. "Hamile ve emziren kadınlar hariç, 20'li yaşlarındaki hemen hemen her kadın lokal olarak retinoid kullanıyor olmalı" diyor New York'taki Mount Sinai Tıp Okulu Dermatoloji Uzmanı Doçent Francesca Fusco. Nedenini ise söyle anlatıyor: Retinoidler, A vitamini içeren bileşenler, cildi güneşin zararlarından korur ve yaşlanma belirtilerini önler. Hirsch'e göre "Bunlar cilt yenilenmesini, cansız gözenek tıkayıcı hücrelerin dökülmesini sağlayarak hızlandırıyor ve kırışıklıkları önlemek için kolajen yapımını arttırıyor". Doktorunuzdan retinoid içeren bir ürün vermesini isteyin ya da reçetesiz satılan Roc Retinol Actif Pure Kırışık Önleyici, Nemlendirici Gece Bakım ürününü deneyebilirsiniz.
10) SOYA SÜTÜ İÇ
Kırışıklıklardan şikâyetçiyseniz, süt başınıza daha fazla bela açabilir. Yapılan üç büyük araştırma sonuçlarına göre fazla süt tüketen ergenlik çağındaki gençlerin akne problemlerinin arttığı saptanmış. İnek sütünde doğal olarak üreyen hormonların suçlu olabileceğini söyleyen araştırmacılar, 20'li ve 30'lu yaşlardaki kadınların da aynı şekilde bu hormonlara duyarlı olduklarını sözlerine ekliyor. "Eğer süt içmeyi çok seviyorsanız ve sivilce probleminiz varsa sütü azaltmanın faydasını görürsünüz" diyor bu konudaki araştırmaların öncülüğünü yapan Onkoloji Uzmanı Clement Adebamowo. Sözlerine şu cümleyi ekliyor: "Soya sütü gibi alternatif süt çeşitlerini tüketin."
11) TÜYLERLE SAVAŞ
Tüylerden acısız kurtulma vaatleri internette dolasan para tuzağı e-postalar ne kadar mantıklı geliyorsa, o kadar inandırıcı olabiliyor. Ancak yapılan araştırmalara göre Eflornitin hidroklorid, reçete ile satılan Vaniqa adıyla satışa sunulmuş kremin, çene ve üst dudak bölgesindeki tüyleri yüzde 60 oranında azalttığı kanıtlanmış. Farklı iki araştırmada ise lazer yöntemiyle beraber uygulandığında tek başına kullanımına oranla daha etkili olduğu kanıtlanmış.
12) BİRKAÇ GÜNEŞ KORUYUCU YUT
Avustralya'da bulunan Oueensland Tıbbi Araştırmalar Fakültesi'nde yapılan bir araştırmanın sonucuna göre düzenli olarak aspirin dahil ağrı kesici kullanan insanlarda skuamöz hücreli karsinom (cilt kanserinin genel hali), üretme riskinin daha düşük olduğu saptanmış. Bu kanıt sadece cildinizi korumak için sürekli hap içmeyi doğrulamıyor olsa da, "Nasıl olsa geçer" dediğimiz ağrıların üzerine eğilmemiz için bir sebep daha ortaya koyuyor.
16) İKİYE KATLA
"Yüzünü UV ışınlarından koruyabilmek için en az bir çorba kasığı 30 koruma faktörlü güneş kremini yüzüne boca etmelisin" diyor Dermatoloji Uzmanı Sara Marchese Johnson. Ancak kim bu kadar çok losyonu yüzüne sürmek ister ki? Daha kolay bir çözüm için yüzünüze bir kat güneş kremi sürdükten sonra üzerine güneş koruması içeren fondöten veya çinko, titanyum gibi doğal UV ışınlarını engelleyen mineraller içeren bir pudra uygulayın. Böylece güzel görünmekten de ödün vermemiş olursunuz.
17) BİLEKLERİNİ PARLAT
Pürüzsüz ve güzel bacaklar hiç kuşkusuz ****i bir görünüm sağlar ve her kadının hayalinde kusursuz bacaklar yer alır. New York Üniversitesi Tıp Merkezi Dermatoloji Uzmanı Doris Day, "Diz altında bulunan kesikler, yara izleri ve sıyrıkların iyileşmesi uzun zaman alır ve mikroplar için kolay giriş yolu oldukları için enfeksiyon kapmaya eğilimli olabilir" diyor. Sürdüğünüz nemlendirici kremden gelen bakteriler bacaktaki küçük çiziklerden vücudunuza girer. Bu çizikleri engellemek için nemlendirici şeritleri olan bir jilet kullanmayı tercih etmelisiniz. Biz Gilette Women'ı öneriyoruz. Pedikür yaptırmadan iki ya da üç gün önce bacaklarınızı tıraş etmemeye özen göstermelisiniz çünkü güzellik salonlarında kullanılan ayak havuzları, bakterilerin yaşadığı bir yuva olabiliyor.
18) İŞLERİ ZORLAŞTIRMA
Ortalama bir yetişkin günde en az yedi farklı cilt ürünü kullanıyor: Temizleyici, tonik, nemlendirici, gözaltı kremi, vücut losyonu, peeling ve serum. Ne çok şey! Aşırı yükleme yapmamak ve tahrişi önlemek için, Journal of Cosmetic Dermatology'nin Genel Yayın Yönetmeni Zoe Diana Draelos, kullanılan cilt bakım ürünlerinin en fazla 10 bileşenden oluşmasını tavsiye ediyor. Bir ürünün içinde ne kadar az bileşen varsa o kadar az probleme neden olur. "Kullandığın her cilt bakım ürünü arasında en az beş dakika bekle. Aksi takdirde bir önceki uygulamanın etkisini azaltmış olursun" diyor Fusco. Sabahki cilt bakım rutinini zamana yayın; böylece kullanılan serum en sevdiğiniz sabah programının son saatine kadar cildinize iyice nüfuz etmiş olsun.
13) KIZARIKLIKTAN KURTUL
ABD'de yaşayan yaklaşık 14 milyon insanda rosacea isimli bir hastalık bulunuyor. Hastalığı alkol, baharatlı yiyecekler, antrenman ve güneş ışınları tetikliyor. Yanaklarda ve burunda görülen akneye benzer bir deri hastalığı olan rosacea, yarattığı kırmızı ciltle oldukça sağlıksız bir görüntü oluşturuyor. Araştırmacılar, bu hastalıktan yakınan insanların, yüzlerini bakım fırçasıyla yıkadıkları zaman ciltlerinin rahatladığını gözlemlemiş. Teoriye göre, fırça kullanımı cildi hafifçe soymak için kullanılan bakım ürünlerinin deriye daha kolay nüfuz etmesini ve kızarıklığa neden olan yanmayı ortadan kaldırıyor.
14) DOĞAL OLANI TERCİH ET
Ortalık "doğal" ve "organik" olduklarını iddia eden cilt bakım ürünlerinden geçilmiyor. Eğer çevresel etmenler ve saflık oranları senin için önemliyse, Avrupa'da yapılan ürünleri tercih etmelisiniz. Denizaşırı ticaret yapan şirketler, yaptıkları ekolojik açıklamalarında az miktarda kullandıkları bileşenlerin kökenlerini araştırarak bu ürünleri anavatanlarından temin ettiklerini söyledi. Bu markalara bir kaç örnek: Lavera, Waleda ve Dr. Hauschka Skincare. ABD'de üretilen ürünlerde National Products Association'ın yeni Natural Seal (doğal damgası)’ına bir göz atın; ürünü oluşturan bileşenlerin yüzde 95 oranında doğal ve insan sağlığını tehdit edebilecek riskler taşımadığını belgelendiriyor (Daha fazla bilgi için; naturalproductsas-soc.com/certifiednatural internet sitesini ziyaret edin).
15) YANMA
Vücudun her bir bölümü için farklı farklı kremler kullanmak her ne kadar masraflı olsa da pek de karşı koyamadığımız bir durum. Gerçekten gözleriniz için ayrı bir kreme ihtiyacınız var mı? Aslında evet, var. Fusco'ya göre "Göz çevresindeki cilt dokusu hassastır ve nazikçe ilgilenilmeye ihtiyacı vardır". Göz kremleri, retinol, AHA ve glikolik asit gibi yüz için tasarlanmış daha az tahriş edici bileşene sahiptir. Dolayısıyla en azından göz çevresi bakımı için paraya kıymanız gerekecek. Emin olun yaşınız ilerlediğinde iyiki yapmışım diyeceksiniz.
19) SABUN KRALİÇESİ OL
Uyuduğunuz zaman losyonlar, saç jelleri ve yağlar, vücudunuzu terletir, çarsaflarınız kirlenir. Miami Üniversitesi Dermatoloji Kliniği Öğretim Üyesi Kenneth Beer, çarşafların haftada bir yıkanmasını öneriyor. En azından, gözenekleri tıkayan bakterilerden uzak durmak için yeni bir yastık kılıfı geçirebilirsiniz.
20) OTOBRONZAN KULLANDIYSAN GÜNEŞE ÇIKMA
Ne kadar saçma bir ironidir: 2007 yılında yapılan bir araştırmaya göre otobronzan kullandıktan sonra sekiz saat boyunca tenimiz, güneş ışınlarından kaynaklanan serbest radikallerin neden olduğu zarara aşırı duyarlı oluyormuş. Araştırmacıların cilt örneklerine uyguladıkları otobronzanlarda bulunan ana madde dihidroksiaseton (DHA), güneş ışınlarına maruz kalındığında birkaç dakika içinde serbest radikallerin oranını arttırmış (ürün uygulanmayan cilt örneklerinden yüzde 180 oranında daha fazla). Otobronzanların içinde yer alan bir başka etken madde olan eritüloz da ciltte aynı etkiyi yarattı. Araştırmacılar bronzlaştırıcının ciltle etkileşmeye başladığında serbest radikallerin UV ışınlarına maruz kaldığı zaman ortaya çıkan bir kimyasalı oluşturduğundan şüpheleniyor. En iyisi otobronzanı uyguladıktan sonra en az 12 saat güneş ışınlarından uzak durun.
21) RAKAMLARA SADIK KAL
"Ne kadar yüksek koruma faktörlü bir güneş kremi kullanırsam o kadar iyi korunmuş olurum" diye düşünebilirsiniz ancak bu çok yanlış bir yaklaşım. 15 koruma faktörlü bir güneş kremi UVB ışınlarından yüzde 94 oranında koruma sağlarken SPF 30 bu oranı yüzde 98'e kadar arttırır. 50 koruma faktörlü kremleri inceleyecek olursak fazladan sadece yüzde bir oranında koruma sağladıklarını görürsünüz.
22) BELİRGİN OL AMA PARLAMA
Her gün düzenli olarak şekerleme yapıyorsanız cildinde hasarlar meydana gelmeye başlar. Uyku sırasında salgılanan hormonlar, yağ içeren salgıları arttırır ve 14 saatin sonunda bronz bir heykel gibi parlıyor olursunuz. Yağlı cilt tipine sahip olanlar yatmadan önce uygulayacakları gece bakımı sayesinde akne ve yağ çizgileriyle savaşabilir. Bizim favorilerimizden birisi Vichy Normaderm gece kremi.
23) SİGARAYI BIRAK
İçtiğiniz sigara miktarı arttıkça cildinde oluşacak değişiklik üzerine işte yeni bir bilgi daha: 2007 yılında yapılan bir araştırmada sigara içmek vücudun güneş görmeyen yerlerini dahi ciddi şekilde yaşlandırıyor. Sigara içenlerin içmeyenlere oranla kolların iç kısımları gibi UV ışınlarına maruz kalmayan yerlerinde daha fazla belirgin kırışıklığa sahip olduğu kanıtlanmış. "Görünen o ki sigara içmek yaşlanmayı hızlandırıyor" diyor bu konudaki araştırmalara öncülük eden Mischigan Üniversitesi Dermatoloji Uzmanı Doçent Rosi Helfrich.
24) BİRAZ ÇİKOLATA YE
Yapılan araştırmalara göre birkaç parça siyah çikolata (sütlü olanları çok fazla seker ve yağ içeriyor) tüketmek, içeriğindeki flavonoller, UV ışınlarını emen ve ciltteki kan akışını hızlandıran koruyucu bileşen yardımıyla cildi koruyor. Bir araştırmada, 12 hafta boyunca her gün flavonoid bakımından zenginleştirilmiş kakao tüketen kadınların ciltlerinin daha yumuşak ve güneşe karşı yüzde 25 oranında daha az hassas duruma geldiği gözlemlenmiş.
25) DOKTORUNU İYİ SEÇ
Güvendiğiniz doktorunuza kusur bulmaya çalışmıyoruz ama dermatoloji uzmanları hangi tümörlerin zararsız hangilerinin ise endişe verici olduğunu bulma konusunda çok iyiler. Journal of General Internal Medicine'de yayımlanan bir habere göre, dermatoloji uzmanlarının aile hekimlerine göre anormal cilt tümörlerini belirleme konusunda belirgin biçimde daha doğru saptamalar yaptıkları bulunmuş. Aslında, dermatoloji cerrahlarının yüzde 90'ından fazlası geçtiğimiz sene içinde dermatoloji uzmanı olmayan doktorlar tarafından gözden kaçmış veya yanlış tanı konmuş bir ya da daha fazla cilt kanseri vakasıyla karşılaşmıştır. Melanoma, en ciddi cilt kanseri çeşidi, 20 ile 39 yaş arasındaki en yaygın üçüncü kanser tipidir. Hemen cildinizi kontrol ettirmek için iyi bir dermatoloji uzmanına koşun.
Dermatologlar, cilt bakımında yaptığınız en kötü hataları açıklıyor ve sıkça yapılan bu 5 güzellik yanlışını düzeltmeniz için çözümler sunuyor.
Kural ihlali yapmamalı Hangimizin güzellik peşinde koşarken bir kaç küçük kural ihlali olmamıştır? En kusursuz görünen cilde sahip olanlar bile ara ara sivilceler ile uğraştıklarını ya da temizlenmemiş makyajlarıyla yatağa girdiklerini itiraf ederler. Bu küçük hatalar çoğu zaman kısa vadede ciddi bir problem yaratmaz. Ancak uzun süre tekrarlanırlarsa eninde sonunda etkilerini yüzünüzde görmek kaçınılmazdır. New York Columbia Presbiterian Hastanesi'nin klinik dermatoloji doktorlarından David Bank'a göre, cilt epey dirençli ama onun da bir sınırı var. Ona iyi davranmazsanız, zamanla cildinizdeki problemlerle başedemez hale gelebilirsiniz. O halde öncelikle kötü cilt alışkanlıklarınızdan kurtulmalısınız; uzun yıllar boyunca harika bir cilde sahip olmanız neler yapmanız gerektiğini sizin için derledik.
1. Yanlış
Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı kullanmak.
Zararı: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde 'nemlendiricidir' yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.
Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendirmeye yardımcı olup cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Örneğin bir sonraki traşınızda cildi tıraşa hazırlayan Gilette Satin Care'i tercih edebilirsiniz. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi tercih edin. O bile bacağınızı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.
Sabunla vedalaşın
Tıraş jelleri ve kremleri, traş sonrası cildinizde yanma, kuruma gibi problemler yaşatmadan pürüzsüz bir tıraş sağlar.
2. Yanlış
Çenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.
Zararı: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısmı içerde, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.
Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanan metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru ittirin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman için en iyisi, bir dermatoloğa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın; bu sayede bir kaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi yöntemi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönüşmesini engelliyor. 3. Yanlış
Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.
Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinizin yumuşak ve dirençli yapan elastinini bozup, cildinizde erken yaşlanmayı tetikleyen ve cildin kendi kendini yenileme özelliğini etkileyen zararlı yapılar oluşturur.
Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da içenlerden uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarda oturulabilen bar ya da restoranlar). Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminlerini içeren antioksidan özellik taşıyan bir nemlendirici kullanın. 4. Yanlış
Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.
Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılması manasında cildiniz için yaralı olabilir. Ancak fazlası kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren krem sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu işlemler cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.
Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici edinin. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, rahatlatıcı jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinize yardımda bulunun.
5. Yanlış
Makyaj fırçalarınızı nadiren temizlemek. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız ki?
Zararı: Fırçalar, zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Ve fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt teninize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunun yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemesini kolaylıkla alamaz ve bunlarla iyi makyaj yapmak pek mümkün olmaz. Çünkü kılları birbirlerinin üstüne yığılmıştır. Bu da teninizde ve makyajınızda lekelere yol açar.
Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Ama bırakın makyaj fırçalarını yıkamayı, ikinci bir kat maskara atmaya bile zamanı olmayanlar için çabuk çözümler de mevcut. Örneğin Clinique'inki gibi anti mikrobik teknoloji kullanılarak probleme kökten çözüm getirmek için tasarlanan fırçalar.
Maden suyu, cilt güzelliği için bulunmaz nimet
Uzmanlara göre; maden suyu, cilt güzelliğine önem veren bayanlar için son derece önemli bir kaynak. Yapılan araştırmalara göre; maden suyu, kadınlar için mükemmel bir güzellik ve sağlık kaynağı. Özellikle pürüzsüz bir cilt hayali kuran bayanlara, bol bol maden suyu içmeleri tavsiye ediliyor.
Selilütten şikayetçi olanlar maden suyu içmeli
Maden suyu, özellikle osteoporoz hastalığının önlenmesinde ve tedavisinde önemli rol oynuyor. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle, mineralli suyun çok büyük yararları olduğunu söyledi. Karagülle, “Maden suyu, özellikle sindirim fonksiyonları üzerinde olumlu etki yaratıyor. Kemik erimesini ve çocuk ile yetişkinlerde diş çürümesini önleyen maden suyu, sporla kaybedilen mineralleri vücuda geri döndürüyor.
Prostat ve meme kanserine iyi geliyor
Kalbe bağlı ölüm olayları, prostat ve meme kanserine karşı büyük bir güç” diyor. Maden sularından kalsiyum ve magnezyumun emiliminin daha fazla olduğunu da ifade eden Prof. Dr. Karagülle, şunları kaydetti: “Türkiye’de böyle bir doğal zenginlik kaynağımız var.
Kil maskesinin faydaları
Cildi güzelleştirmek için kullanabilecek doğal madde çeşitlerinin arasında kil, muhtemelen en etkilisidir. Tek başına veya diğer maddelerle karışık olarak kullanılan kil, her tür cildi temizler, sıkılaştırır ve besler, toksinleri atar, ucuz, çok amaçlı ve kullanımı son derece basittir. Bunlar, gençleştirmek için kil esaslı maskelerin çeşitlerini şişirilmiş fiyatlarla sunan kozmetik üreticilerinin kaçırmadığı gerçeklerdir.
Kil, sulandırılmış alüminyum silika ile meydana gelen bir tortudur ve granitin yavaş aşınması ile oluşur. Değişik oranlarda demir oksit, tuzlar, kalsiyum ve oligo elementler gibi değişik elementler, kile terapi niteliklerini ve rengini verir.
Kilim iyileştirme özellikleri iyi bilinir. Binlerce yıl önce Çinliler, Yunanlılar, Romalılar ve Hindistan yarımadasının eski insanları, mükemmel özelliklerini biliyorlardı ve kili dahili ve harici olarak kullandılar.
Çok çeşitli mikro organizmalara karşı aktif olduğu, bilimsel olarak ispatlanmış bir antiseptiktir. Kirleri, cildin en derin tabakalarından dışarı çıkartabilir. Cildin içindeki sıvı mekanizmasını düzenlemeye yardım ederek iyileşmeyi ve yeniden yapılanmayı hızlandırır. Ve antiiltihabik ve analjezik olarak, alerjik reaksiyona sebep olmaz.
Kili seçerken
Birçok kil (veya kaolin) ürünleri şimdilerde, sağlık dükkanlarında ve eczanelerde bulunabilir. İyi maskeler yapmak için, çok ince, beyaz veya yeşil kile ihtiyacınız var. En ucuzlarından olan parçalanmamış ürünler alırsanız, bir mikser içinde parçalayın. Dokuyu test etmenin en iyi yolu, küçük bir miktarı eliniz üzerinde denemektir: pütürlü bir his vermemelidir. Beyaz kil en doğal olanıdır ve normal ve karma ciltler için tercih edilir. Yeşil kil, daha güçlü terapi etkiye sahiptir ve daha kurutucudur, bu yüzden yağlı cilt için kullanın.
Kil maskelerini kullanırken
Etkili olması için bir kil maskesi, haftada en az bir kez uygulanmalıdır. Yine de kuru cilt için kil maskesi kullanırken dikkat edilmelidir. Kuru ciltte de toksinleri ve ölü hücreleri çıkartmak için faydalı olabilir, fakat karışıma sulandıran bir madde (bitkisel yağ, bitki veya zeytin yağı örneğin) ilave etmek önemlidir ve maske, cildin "çekilmeye" başladığı hissedilir hissedilmez çıkartılmalıdır.
Temel kil maskesi
Seçtiğiniz kilden 2-3 yemek kaşığını, cam veya seramik bir kaba koyun ve yaklaşık 3 yemek kaşığı dinlenmiş şişe suyu kili yaklaşık 5 mm. Kaplayacak kadar ekleyin. Mineralleri düşük bir su kullanmak önemlidir. Musluk suyu kullanmayın.
Karıştırmadan önce mümkünse 1 saat (en azından 30 dakika) bekletin. Hemen karıştırmak, maskeyi yapışkanlaştırarak yoğunluğunu etkiler ve uygulanması zorlaşır. Çok ince olan karışıma bir parça kil ilavesi veya çok kalın olana biraz su ilavesi her zaman kolaydır.
Karıştırmaya başladığınızda yoğurt kıvamını elde etmeyi amaçlayın, pürüzsüz bir macun sorunsuzca uygulanabilir. Çok sıvıysa cilde yapışmayacaktır; çok kalınsa cildin derinliğine nüfuz edecek kadar esnek olmayacaktır. Gerekirse biraz daha kil ilave ederek ayarlayın.
Alnınızın ortasından başlayarak ve dışa doğru çalışarak ince bir tabaka maskeyi, yüzünüze ve/veya boynunuza uygulamak için parmaklarınızın uçlarını kullanınız. Göz çevrelerinden kaçının.
Maskeyi temizlerken
Doğal olarak kurumaya bırakın. Bu aşamada konuşmayın, gülmeyin veya çatlakların belirlemesine neden olacak başka bir hareket yapmayın. Maske tamamen kuruduğu zaman, şişe suyu veya gül suyuyla temizleyin ve cildi pamukla kurulayın.
alıntıdır
Kil, sulandırılmış alüminyum silika ile meydana gelen bir tortudur ve granitin yavaş aşınması ile oluşur. Değişik oranlarda demir oksit, tuzlar, kalsiyum ve oligo elementler gibi değişik elementler, kile terapi niteliklerini ve rengini verir.
Kilim iyileştirme özellikleri iyi bilinir. Binlerce yıl önce Çinliler, Yunanlılar, Romalılar ve Hindistan yarımadasının eski insanları, mükemmel özelliklerini biliyorlardı ve kili dahili ve harici olarak kullandılar.
Çok çeşitli mikro organizmalara karşı aktif olduğu, bilimsel olarak ispatlanmış bir antiseptiktir. Kirleri, cildin en derin tabakalarından dışarı çıkartabilir. Cildin içindeki sıvı mekanizmasını düzenlemeye yardım ederek iyileşmeyi ve yeniden yapılanmayı hızlandırır. Ve antiiltihabik ve analjezik olarak, alerjik reaksiyona sebep olmaz.
Kili seçerken
Birçok kil (veya kaolin) ürünleri şimdilerde, sağlık dükkanlarında ve eczanelerde bulunabilir. İyi maskeler yapmak için, çok ince, beyaz veya yeşil kile ihtiyacınız var. En ucuzlarından olan parçalanmamış ürünler alırsanız, bir mikser içinde parçalayın. Dokuyu test etmenin en iyi yolu, küçük bir miktarı eliniz üzerinde denemektir: pütürlü bir his vermemelidir. Beyaz kil en doğal olanıdır ve normal ve karma ciltler için tercih edilir. Yeşil kil, daha güçlü terapi etkiye sahiptir ve daha kurutucudur, bu yüzden yağlı cilt için kullanın.
Kil maskelerini kullanırken
Etkili olması için bir kil maskesi, haftada en az bir kez uygulanmalıdır. Yine de kuru cilt için kil maskesi kullanırken dikkat edilmelidir. Kuru ciltte de toksinleri ve ölü hücreleri çıkartmak için faydalı olabilir, fakat karışıma sulandıran bir madde (bitkisel yağ, bitki veya zeytin yağı örneğin) ilave etmek önemlidir ve maske, cildin "çekilmeye" başladığı hissedilir hissedilmez çıkartılmalıdır.
Temel kil maskesi
Seçtiğiniz kilden 2-3 yemek kaşığını, cam veya seramik bir kaba koyun ve yaklaşık 3 yemek kaşığı dinlenmiş şişe suyu kili yaklaşık 5 mm. Kaplayacak kadar ekleyin. Mineralleri düşük bir su kullanmak önemlidir. Musluk suyu kullanmayın.
Karıştırmadan önce mümkünse 1 saat (en azından 30 dakika) bekletin. Hemen karıştırmak, maskeyi yapışkanlaştırarak yoğunluğunu etkiler ve uygulanması zorlaşır. Çok ince olan karışıma bir parça kil ilavesi veya çok kalın olana biraz su ilavesi her zaman kolaydır.
Karıştırmaya başladığınızda yoğurt kıvamını elde etmeyi amaçlayın, pürüzsüz bir macun sorunsuzca uygulanabilir. Çok sıvıysa cilde yapışmayacaktır; çok kalınsa cildin derinliğine nüfuz edecek kadar esnek olmayacaktır. Gerekirse biraz daha kil ilave ederek ayarlayın.
Alnınızın ortasından başlayarak ve dışa doğru çalışarak ince bir tabaka maskeyi, yüzünüze ve/veya boynunuza uygulamak için parmaklarınızın uçlarını kullanınız. Göz çevrelerinden kaçının.
Maskeyi temizlerken
Doğal olarak kurumaya bırakın. Bu aşamada konuşmayın, gülmeyin veya çatlakların belirlemesine neden olacak başka bir hareket yapmayın. Maske tamamen kuruduğu zaman, şişe suyu veya gül suyuyla temizleyin ve cildi pamukla kurulayın.
alıntıdır
Yağlı Cilt
Yağlı Ciltler için ÖnerilerErgenlik çağına gelinceye kadar herkesin cildi yağ ve nem dengesi bakımından normaldir. Ama 13- 14 yaşlarında seksüel hormonlar faaliyete geçmeye başlayınca işler değişir. O pürüzsüz ve saydam çocuk cildi hemen herkeste biraz da olsa yağlanır. Ergenlik sivilceleriyle karşılaşmayan gençlerin sayısı oldukça azdır.
Bu geçiş döneminden sonra cilt tipleri farklılaşır. Kimi insanların payına da yağlı bir cilt düşer. Bu bir talihsizlik midir? Böyle denilemez. Şanslı olanlar sadece normal cilde sahip olanlardır. Kuru, karma ve yağlı ciltler de özenle dengede tutulabilirler.
Yağlı ciltlere, kurutucu ve tahriş edici bir bakım uygulanmadıkça, kolay kolay kırışmazlar ve daha güzel görünürler. Bu açıdan avantajlı bile sayılırlar. Aslında kadınlarda aşırı yağlı cilde pek sık rastlanmaz. Bu sorun daha çok erkeklere özgüdür.
Cildimizin tipi, buluğ çağında, hamilelik ve menopoz döneminde veya ara mevsimlerde değişebilir. Özellikle sonbaharda yağlanma artar. Bu dönemlerin dışında değişiklikle karşılaşılacak olursa, önce kullanılan ürünlerden, sonra hormonal sorunlardan kuşkulanmak gerekir.
Benim cildim neden yağlı?
Cildin yağlı olması, çoğunlukla kalıtımsaldır. Bazen temizliğin ihmal edilmesi, yanlış kozmetik-bakım ürünleri, aşırı stres, metabolizmanın bozulması, bazı kan dolaşımı rahatsızlıkları, hormonal sorunlar ve sağlıksız beslenme cildin fazla yağlanmasına neden olabilir. Uykusuzluk ve stres yağlanmayı geçici olarak artırır. Örneğin uykusuz bir gecenin ardından, saçlarımız sanki 1 hafta yıkanmamış gibi yağlanabilir.
Yağ dengesi
Cildimiz sebum adı verilen bir yağ tabakası ile kaplıdır. Normal miktarda sebum yararlı ve gereklidir. Çünkü cildin nemini arttırır, pürüzsüz bir görüntü sağlar ve kırışmayı geciktirir. Aşırı sebum ise, ölü cilt tabakası ile birleşerek, gözenekleri genişletir. Siyah nokta ve akne oluşumuna neden olur. Yağlı ciltteki yağ bezlerinin sayısı normal ciltten farklı değildir. Ancak yağ üretimi ve salgısı fazladır.Yağlı cilt, her çağımızda farklı sorunlara neden olur;
Gençler, sivilce ve siyah noktalarla uğraşırlar.
30-50 yaş arasında gözeneklerin genişlemesi ön plana çıkar. Zaman zaman sivilcelenme de devam edebilir.
50 yaşın üstündekilerin sorunu ise cildin kalınlaşması, matlaşması ve gözeneklerin daha da büyümesi ve sarkmasıdır.
Temizliği ihmal etmeyin
Günlük temizlik ve düzenli peeling yağlı ciltler için daha önemlidir. Çünkü hava ve çevre kirliliği, yağ ve makyaj artıkları zaten geniş olan gözeneklerin ağzını tıkar ve siyah noktaları oluşturur. Bu siyah noktalar temizlenmezse sivilcelere dönüşür. Cildiniz yağlıysa, günde iki kez temizleyin. Sabah ve akşamları önce temizleme jeli ve ardından tonik kullanın. Gün içinde cildiniz aşırı parlıyorsa, salisilik asitli toniklerle temizleyin. Akşam eve gelir gelmez, cilt temizliğinizi yapın. Yüzünüzdeki sebuma yapışan eksoz-sigara dumanı, toz ve diğer kirlerle yatıncaya kadar beklemeyin. Yağlı ciltler için en uygun temizleyiciler, jel kıvamında olanlardır. Jeller ciltten kolayca akarak arınır. Sabun kullanıldığında, siyah noktaların oluşma ihtimali artar.
A Vitamini ve AHA’lar
AHA’larla yapılan peelingler cildin yağ dengesini düzenler. Geceleri A vitamini, Tretinoin veya AHA içeren kremleri kullanabilirsiniz. Cildin yağlılık derecesine göre, bunları her gece veya gün aşırı uygulayabilirsiniz. Cildinizi hafifçe soyan bu kremleri sürdükten sonra ayrıca nemlendirici kullanmanıza gerek kalmaz.
Gözeneklere karşı en iyi yöntem Mikrodermabrazyon
Mikrodermabrazyon, hafif bir peeling yöntemidir. Belli bir basınç ile, son derece ince aluminyum hidroksit kristalleri püskürtülerek yapılır. Cilde çarpan kristaller, cilt yüzeyini hafifçe aşındırır ve alt deriyi uyarırlar. Hafif aşınma, ölü derinin soyulup taze bir deri oluşmasını sağlar. Uygulandıkça cilt canlanır, nem dengesi düzelir ve genişleyen gözenekler sıkışır.
Yağlı cildi nemsiz bırakmayın
Yağlı ciltlerin bakımında yapılan en büyük hata onları nemsiz bırakmaktır. Yağlı ciltlerin, su ve nem ihtiyacını karşılamak için en önemlisi kurutucu bakımlardan sakınmaktır. İkincisi, ölçülü bir şekilde nemlendirmektir. Bu amaçla hazırlanan değişik ürünleri kullanabilirsiniz;
Yağ oranı yüzde 10-15 i geçmeyen hafif nemlendiriciler. Bunların içeriğinde silikon bulunur.
Tamamen yağsız nemlendiricilerde nem çekici ve koruyucu maddeler olan ‘humektantlar’ bulunur.
Ciltteki yağ oranını dengeleyen (oil-control) ürünlerin içinde pudra, kil, mikro süngerler veya polimerler gibi maddeler bulunur. Cildi kurutmadan, üzerindeki fazla yağı emerler. Yüzünüzü yıkandıktan sonra hemen nemlendirici sürmeyin. 10-15 dakika kadar cildin kendine gelmesini bekleyin.
Evde maske yapabilirsiniz
Sirke toniği: 1 kaşık elma sirkesi ile 8 kaşık kaynak suyunu karıştırıp, yağlı ciltler için güzel bir tonik elde edebilirsiniz.
Doğal maden sodası: İçindeki zengin mineraller sayesinde tüm ciltler için yararlı ve besleyici bir toniktir. Bundan da yararlanabilirsiniz.
Yumurta akı maskesi: Yumurta akını iyice çırptıktan sonra içine bir çay kaşığı limon suyu koyun ve bekletmeden yüzünüze, boynunuza sürün.
Yoğurt maskesi: 1 çay kaşığı yağsız sade yoğurdu, arpa unu ile karıştırırsanız, yağlı cildi sakinleştirecek bir maske hazırlayabilirsiniz.
Kil maskesi: Satın aldığınız kili doğrudan doğruya sulandırarak hazırlayabilirsiniz. Kil ciltteki fazla yağı alan ancak kurutmayan harika bir maddedir.
Sivilce
Metabolizma bozukluğu etken
Yağ bezelerinin fazla çalışmasından, hormon veya metabolizma bozukluklarından kaynaklanan en küçük çıbanlardır sivilceler.
Kalıcı izler bırakabilir
En sık yüzde, alında, sırtta, göğüste ve omuzlarda oluşur. Estetik görünümün geçici olarak bozulmasına neden olabilecekleri gibi, şiddetli olan lezyonlar nedbeleşerek iyileştiklerinde kalıcı izler de bırakabilirler.
Sivilceler hakkında yanlışlar ve doğrular
"Bazı besinler bende sivilce yapıyor": Yanlış
• Besinler ve akne üzerine yıllarca süren çalışmalar sonunda herhangi bir besinin akneye sebep olduğu görülmedi. Ne çikolata akne yapar, ne yağlı yemekler ne de süt. Eğer öyle olmuş olsaydı o besinlerden yemeyerek insanlar sivilcelerinden kolayca kurtulurlardı. Oysa gerçek öyle değil.
• Beslenme şeklinizi değiştirerek sivilcelerden kurtulamazsınız, kurtulan da görülmedi. Sivilcelerden ancak sivilce tedavisiyle kurtulabilirsiniz.
"Stres sivilce yapar": Yanlış
• Stres sivilcelere yol açmaz. O yüzden stresten kurtularak sivilcelerin geçmesini beklemek boşuna. Dahası stresli insanların kullandığı bir takım ilaçlar yan etki olarak sivilce yapar.
• Stres, cilt yüzeyine daha fazla sebum salgılanmasına neden olarak belki dolaylı olarak mevcut sivilceleri arttırabilir ancak hiç yoktan sivilce varetmez. Stressiz olduğu bilinen kimselerde de sivilce çıkabilir. Sivilcenin tedavisi başka türlü, stresin tedavisi başka türlüdür.
"Güneşışığı sivilcelere iyi gelir": Hayır
• Sadece yüzünüz biraz daha bronzlaşacağı için sivilceler daha az dikkat çeker. Güneş ışığı birkaç sivilceyi kurutsa bile yenilerinin gelmesini engelleyemez, epidermise(cilt üstü tabakası) zarar verebilir ve ilerleyen safhalarda sivilceler artabilir.
• Güneş ışığına maruz kalmak ciltte erken yaşlanma ve yanıklara neden olabilir. Güneşe çıkmadan önce koruyuculuk katsayısı en az 15 olan koruyucu losyonlar kullanmanızı tavsiye ederiz. Sivilceleriniz içinse sivilce tedavisi görmekte fayda var.
"Sivilcelerimi zaman zaman patlatıyorum": Sakın!
• Sivilcelerinizi patlatmakla mikroplara davetiye çıkarırsınız ve eğer enfeksiyon kaparsanız yüzünüzde ömür boyu geçmeyecek kalıcı yaralar meydana gelebilir.
• Siyah noktaları(komedonları) da sıkmamak gerekir.
"Sivilceler yaş ilerledikçe geçer": Tam böyle değil!
• Sivilceler ileri yaş grubunda daha az görülür. Ancak sivilcelerden büyüyerek kurtulunmaz. Bazı kimselerde sivilcelerin neden olduğu kalıcı yaralar vardır. Tedavi edilebilecek bir hastalığı tedavisiz bırakmamak ve kalıcı yara riskinden mümkün olduğu kadar erken kurtulmak gerekir.
• 20-44 yaş arası insanların yüzde yetmiş beşinde akne görülmezken geriye kalan yüzde 25'inde akne mevcuttur. Bazı hanımların adet dönemleri boyunca değişen hormon dengeleri sivilcelere neden olabilir. Doğum kontrol hapları sivilce yapabilir. Hamilelikte de sivilce görülebilir.
Siyah Noktalar
Çok gözenekli ve iyi temizlenmeyen ciltlerde siyah nokta oluştuğunu belirten uzmanlar, hem görünüm hem de Sağlık açısından siyah noktaların oluşumunun engellenebileceğini kaydetti.
Gözenekler yağ üretip salgıladıkları için cildi alerjiden ve çevre kirliliğinden koruyor. Eğer gözenekler olmasaydı, yağlar derinin Altına iner, yüzde kistler oluşur ve deri altında enfeksiyonlar meydana gelirdi. Ancak çok gözenekli ciltlerde, eğer cilt iyi temizlenmiyorsa siyah nokta oluşuyor. Uzmanlara göre hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktanın oluşmasını engellemek gerekiyor.
Yağlı ciltlerde gözeneklerin daha açık olduğuna dikkati çeken uzmanlar, herhangi bir sağlık problemi yaşayıp tedavi amaçlı ağır ilaçların kullanılmasıyla da cildin yağlanabildiğini kaydetti. Cildin yağlandığı zaman gözeneklerin açıldığını ifade eden uzmanlar, yapılan araştırmalar sonunda ultraviyole ışınlarının da gözenekleri genişlettiğinin belirlendiğini vurguladılar. İşte uzmanlara göre sivilceyle başa çıkmanın yolları:
Gözenekleri daraltmak için
Gözeneklerin açılması için ilk etapta gözenekleri kapatmaya çalışmak yerine, yağ ifrazatını durdurmak ya da dengelemek lazım.
Yağlı ciltler daima Su miktarı az olan ciltlerdir. Su miktarı az olduğu zaman ölü hücrelerin doku yüzeyine çıkıp asitli tabaka ile koruma faktörü oluşturması zorlaşır. Bu nedenle cildin yüzeyi dış etkenlerden zarar görür. O halde ciltteki su miktarı arttırılmalıdır. Yağ ifrazatının yavaşlatılması, ciltteki su miktarının artırılmasıyla mümkündür. Bunun için de su bazlı ürünler kullanılması ve doğru ürünün kullanılması şarttır. Cildinize uygun ürünü kullanmak için de bir uzmana danışmanızda fayda var.
35 yaş altı ciltlerde, gözenekler kendiliğinden kapanır. Dengeli bir cildin gözenekleri kendiliğinden kapanır. 35 yaşın altındaki genç ciltlerde gözeneklerin kapanması kolaydır. Eğer cildin su ve yağ dengesi düzelirse gözenekler ya kendiliğinden, ya bakımla ya da maskeyle kapatılabilir. Ama yaşınız 35'in üzerindeyse deri kalınlaşmış, çizgiler kırık çizgi haline gelmişse, bu gözenekleri kapatmak biraz daha zordur. Gözenekleri kapatmak için mücadele vermek yerine, daha fazla büyümemelerini önlemek daha iyi bir çözümdür.
Gözenekleri temizleyen bantlar işe yarıyor mu?
Siyah noktaları azaltmak için uygulanan yöntemlerden biri de bantlardır. Siyah noktaları kimi zaman tümüyle ortadan kaldıran bu bantların kullanımı çok kolaydır. Bantları yapıştırmadan önce uygulayacağınız alanı ıslatıyorsunuz, Suyla birlikte yapışkan bir özelliğe kavuşan bandı yapıştırıp kuruyunca çıkartıyorsunuz. Ancak siyah noktaları alan bu bantlar, gözenekteki yağları boşaltamıyor. Oksitlenen bölümü alabilen bantların, dokunun içindeki kanalı kapatan yağ kütlesini alması mümkün değil.
Siyah noktalardan nasıl kurtulursunuz?
Siyah noktalar oluştuktan hemen sonra bir uzmana başvurup temizletilerek, uygun ürünle tekrar oluşmamasını sağlamak gerekir. Oluşmaması için de cildi, sabah akşam temizlemek gerekir. Ancak bunu sabunla yapmamak uygundur.
Cildi nasıl temizlemeli?
Cildi, türüne göre temizleme sütü ve tonikle temizlemek en doğrusudur. Ardından sürülecek bir nemlendirici kremle bakım tamamlanabilir. Makyaj yapılmasa bile, gündüz çok kirlenen cildi akşam mutlaka temizlemek gerekir.
Siyah noktalarınızı siz temizlemeyin
Yapılan yanlışlardan biri de siyah noktaları bilinçsizce sıkmak. Böylece kılcal damarlarda ve doku altı hücrelerinde tahribat meydana gelebiliyor. En iyisi bir cilt uzmanına gidip siyah noktaları temizletmek.